Mehmet Şimşek: KDV, ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışları tekrarlanmayacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT canlı yayınında kendisine yöneltilen ekonomiye dair soruları yanıtladı.

Bakan Şimşek, büyümenin güçlü olduğunu ve her ne kadar önümüzdeki dönemde yavaşlama ihtimali varsa da 2023’e ilişkin OVP’deki öngörülere paralel gittiğini belirti.

Daha sürüdürülebilir büyüme patikasına girmiş bulunduğunu belirten Şimşek, bir taraftan fiyat istikrarı yani enflasyonun tek haneye düşmesi ile sağlanacağını anlattı. Şimşek, bu fiyat istikrarını oluşturmak için KDV, ÖTV gibi enflasyonu artıran artışlarının tekrarlanmayacağını dile getirdi.

Enflasyonu düşürecek adımlar

Bakan Şimşek, enflasyonun düşürülmesi için kamuda tasarruf kararı alındığını, KDV ve ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışlarının bir daha olamayacağını, küresel ekonomilerde de normalleşme adımlarının gelerek merkez bankalarının faiz artışına gitmeyeceğinin değerlendirildiğinin altını çizdi.

Şimşek’e göre, aylık şimdiden gerilemeye başladı; yıllık enflasyondaki düşüş 2024’ün mayıs ayında hissedilecek ve süreç içinde tek haneye inecek.

“Vatandaşlar gelişmeyi hissedecek”

Şimşek, soruları yanıtlarken “Enflasyonun biraz sabırla düştüğünü göreceksiniz.” diyerek, vatandaşın enflasyondaki düşüşü hissedeceğini belirtti. Bakan Şimşek, iş insanlarına tüketimdeki daralmaya karşı yurt dışına açılmalarını önerdi ve kendilerini destekleyeceklerini aktardı.

Şimşek, bu konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Yatırımcımız bize inanıyor ve güveniyor. Enflasyonun düşüşünü gelecek sene bu vakitler konuşacağız.

“Yeni vergiler gelmeyecek”

“Enflasyonu önce kontrol altına al, çıpala ve düşür” politikasını anlatan Bakan Şimşek, bu konuda şöyle bilgi verdi:

OVP ana bileşeni dezenflasyon yani enflasyonun aşağıya indirilmesi. Para politikasına karşın enflasyon hala yükseliş trendinde. Para politikası gecikmeli olarak çakılıyor. Para politikası çalışacak, enflasyon düşecek, sadece zamana ihtiyaç var. Etkenlerden birisi Kur Korumalı Mevduat (KKM). Birikimlerin önemli kısmı döviz cinsinden. Gelecek senenin ikinci yarısından itibaren çok önemli bir dezenflasyona gireceğiz. Bunun ilk nedeni baz etkisi. Yeni vergiler gelmeyecek. Deprem şubat ayında oldu, enkazın kaldırılması zaman alıyor. İnşaat malzemelerinin fiyatı arttı. Esas etki baz etkisini devreye girmesi. İkinci husus maliye politikası. Merkez Bankası ortaya koydu, enflasyon önümüzdeki yılın mayıs ayından sonra çok hızlı bir şekilde düşecek. Yılı yüzde 36 ile bitirmeyi öngörüyoruz. Enflasyonun düşmesi alım gücünün artması demek. Türkiye’ye fon akışının hızlanması demek. Biz kısa vadede büyümedeki yavaşlamayı göze alıp bunu yapmak zorundayız.

Enflasyon düşecek, vatandaşımız bunu takip edebilecek. Enflasyon açıklanırken hem aylık hem yıllık açıklanıyor. Dikkat ederseniz aylık bazda düşüş başladı. Çekirdek enflasyon takip edilerek bizim açıkladığımız enflasyonla uyumlu olup olmadığına bakılabilir.

“Küresel büyümenin 1,5 katı hızlı büyüyoruz”

Şimşek, bugün açıklanan üçüncü çeyrek büyüme ile ilgili olarak şu açıklamada bulundu:

Programda biz 4,4’lük bir büyüme öngörmüştük. Bu düşük gibi gelebilir fakat küresel büyüme yüzde 3 veya altında olacak. Dolayısıyla küresel büyümenin 1,5 katı hızlı büyüyor olacağız. Yani 2023’te Orta Vadeli Program’daki yüzde 4,4’lük hedefi gerçekleştirirsek bu rakamlar onunla tutarlı. Küresel büyümenin oldukça üzerinde bir büyüme sağlamış olacağız. İstihdam artışı çok güçlü. Burada önemli olan husus büyümenin yeniden dengelenmesi. Burada da yeniden dengelenme başladı, hafif bir şekilde üçüncü çeyrekte.

Açıklamalardan satır başları

Bakan Şimşek’in sadece yurt içinde değil yatırımcılar tarafından da ilgi ile takip ediler açıklamalarından satır başları şöyle:

Büyümenin yeniden dengelenme süreci başladı.

Daha sürüdürülebilir büyüme patikasına girmiş bulunuyoruz. Birincisi bir taraftan fiyat istikrarı yani enflasyonun tek haneye düşmesi ile sağlanacak. İkincisi verimlilik artışla sağlayacağız. Verimlilik artışı reformlarla yatırımlarla olacak.

Büyümenin beklenenden yüksek çıkması olumlu, yeniden dengelenme olumlu.

Ana hedef enflasyonda tek hane

Orta vadeli programda en önemli bileşenimiz fiyat istikrarı. Fiyat istikrarından kasıt enflasyonun düşürülerek tek hanede tutulmasıdır. Enflasyonu gelecek yıl yüzde 34’e ve bir sonraki yıl tek haneye indireceğiz. Bozulan fiyatlama davranışlarını düzelmek için fiyat davranışlarını düzenleyeye gittik. Hazine ve Maliye Bakanlığı gerekenleri yapıyor.

Mali disiplin bizim için çok önemli. OVP’yi yaptıktan sonra olumlu gelişmeler yaşandı. Reformlarla verimliliği, istihdamı artırmak istiyoruz.

Tek haneli enflasyon kalıcı refahı sağlar. Bütçe açığını milli gelir hedefi yüzde 3’ün altına düşürme hedefimiz var. Büyümeden yeniden dengelenme lazım. Türkiye’nin uluslararası rezervlerini yeniden güçlendireceğiz.

Makro finansal istikrarın sağlandığı bir ortam gerekiyor. Fiyat istikrarı o noktada devreye giriyor.

Türkiye’nin risk algısı azalıyor

Türkiye’nin küresel risk algısı düşüyor. Buna CDS deniyor. Bir ülkenin iflasına karşı sigortalamanız gerekiyorsa, ödemeniz gereken sigorta primi enstrümanı. Türkiye’de bu rakam 700’den 330’e indi. Türkiye’de 370 baz puan düştü. Türkiye’nin riski daha hızlı düşüyor. Türkiye’nin risk algısı azalıyor. Bu sonuç, uygulanan programın ürünüdür.

Sermaye girişi güçlendi

Türkiye’ye sermaye girişi güçlendi, kur oynaklığında iyileşme var. Eylül ayında 14 milyar dolar net sermaye girişi var. Türkiye ayrışıyor. Türkiye’nin hikayesi güçlü. Siyasi belirsizliği geride bıraktı. Kalıcı bir şekilde rekabeti artıracak programa odaklandık.

Rezervler

Rezervlerimizi artırmak için çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin rezervleri 36 milyar dolar arttı. Güven olmazsa bu artış mümkün değil.

Kur oynaklığı

Kur oynaklığı mayıs ayından bugüne düştü. Türkiye kur oynaklığı en az olan ülkelerden biri oldu.

Gelecek yılın ikinci yarısında küresel finansal koşullar daha elverişli hale gelecek. ABD Merkez Bankası (Fed) ve diğer merkez bankaları faiz indirecek. Risk iştahı artacak. Türkiye’ye ilgi daha da artacak.

Yatırımcı ilgisi

Dünya Bankası kaynağı artırdı. Körfez’den büyük ilgi var ve bu kaynak yatırıma dönüşecek. Katar’dan ilgi büyük. Dünya sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Küresel büyüme zayıf. Küresel finansal koşullar çok sıkı. Dünyada gelişmekte olan ülkelere kaynak girişi az. Türkiye bu dönemde kaynak çekiyor.

Bankaların yurt dışı borçlarının oranı ocak-mayıs döneminde yüzde 100’ün altındaydı haziran-eylül döneminde yüzde 74’e düştü. Kaynak girişi artarak devam edecek. 2024’ün ikinci yarısında daha çok artacak.

Enflasyonu tek haneye düşürme çabamız doğrudan yatırımlar da artacak. Türkiye’ye yatırımcı ilgisi hem içeriden hem dışarıdan artacak. Türkiye’nin büyümesi sürecek. Kısa dönemde yavaşlama riski var.

Vergi yetkisi

Faiz gelirlerinde vergi oranlarının artırılması yetkisi belki hiçbir zaman uygulamaya konulmayacak. Cumhurbaşkanı’na verilen yüzde 40’lık yetki, mutlaak kullanacağı anlamına gelmiyor. Bu sadece bir yetki. Gelişmelere göre kararlar alınacak. Bu yetki belki hiç bir zaman uygulamaya konulmayacak.

Tasarruf

Tasarruf harcamamak değil kaynakların doğru yönlendirilmesi anlamını taşıyor. Türkiye’nin altyapısı, beşeri sermaye ve sağlığına yatırım yapılacak.

Kamuda çok ciddi tasarrufa gidiyoruz. Taşıt isteyene ‘yerli, milli ve elektrikli olan TOGG’u alabilirsin, mevcut aracı elinden çıkartacaksın’ diyoruz. Yurt dışı gezilerine bakıyoruz, bu gezi gerekli mi? Bir kişi gitse olur mu? diye inceliyoruz. Önemli olan kaynağın verimli olarak kullanılması.

Piyasa koşullarına bakılacak. Koşullar elverdikçe vergi desteğimiz sürecek. Verginin tabana yayılması konusuda çok ciddi çalışmalarımız olacak. Beklentiler çıpalanarak uygulamalar devam edecek.

Kira artışlarında normalleşme

Türkiye’de deprem yaşandı. Konuta arzı birden bire artış yaşadı. Biz bir konut seferberliği içindeyiz. Vatandaşların yeniden sağlıklı konutlara ulaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. 200 bin konut sunmaya çalışıyoruz. Konut sundukça kiralar düşecek. Konut fiyatı artınca kira beklentisi ona göre şekillendi. Bir taraftan konut arzını arttıracağız. Tüm hususlar bir araya gelince inanıyorum ki kira artışlarında da normalleşmeye gideceğiz.

İş insanlarına seslenmek istiyorum. OVP’yi kendilerine baz almalarını öneriyorum.

KKM’de çok ciddi bir düşüş var

KKM ağustosta 3,4 trilyon lira ile zirveyi buldu. Kasım ayı ortasında 2,8 trilyona kadar indi. Çok ciddi düşüş var. Konvansiyonel yani normal TL mevduatı cazip hale geldi. Biz rezerv biriktiriyoruz. Rezervlerin birikmesi dış kırılganlıklarını artırıyor. Şirketler KKM’den elde ettikleri kârdan vergi teşviği alıyor. Biz onu kaldırabiliriz.

Bir hedefimiz kur korumalıdan çıkış. Kur korumalı koşullu bir hedefti. Azaltılması noktasında ilerleme sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni adımlar atabiliriz.

Bütçe hedefi

Amacımız OVP’nin sonunda bütçe açığını yüzde 6’ın altında tutmak, önümüzdeki dönemde ise deprem harcamaları hariç yüzde 3’nin altına düşürmek. Cari açığı, yüzde 2 ve altına düşürmek istiyoruz.

İş insanlarının dış pazara girmesi

Gümrük Birliği’ne girmekle birlikte Türkiye’ye çok ciddi yatırımlar geldi. Önümüzdeki dönemde iç talep yavaşlayacak. İş insanları mutlaka dış pazara girsinler. Her türlü desteği vereceğiz. Faize üst limit getirdik. Hizmet ihracatına konu olan alanlarda yüzde 80 vergi indimi sağlıyoruz. Sembolik bir yere getirdik. Ama yetmez. Yakın dönemde Eximbank’a sermaye benzeri bir kredi tanımlayacağız. Düşük vergi, düşük faiz, vergi indirimi ve krediye erişim sağlanacak. Biz pazar payını büyütelim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*